19 Ekim 2017 Perşembe

Türk Mermer Maden Vakfı'nda “Olağanüstü” Kan Değişimi

Türk Mermer Maden Vakfı'nda “Olağanüstü” Kan Değişimi

2000 yılında kurulan ve merkezi İstanbul Ümraniye'de bulunan Türk Mermer Maden Vakfı olağanüstü genel kurulu gerçekleştirdi. 30 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) salonlarında yapılan olağanüstü genel kurulda Türk Mermer Maden Vakfı'nın Başkanı Soylu Mermer'den Ersoy Erol seçildi. Divan başkanlığını Ali Fuat Ekşi'nin yaptığı genel kurulda açılış konuşmasını Türk Mermer Maden Vakfı eski başkanı ve İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kayhaoğlu yaptı. Konuşmanın ardından yapılan seçimlerde Yönetim Kurulu Başkanı olarak Ersoy Erol seçildi. Ersoy Erol'un başkanlığında seçilen liste:

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı:Yakup Kadri Sürmen (Boğaziçi Doğaltaş), Beyazıt Özgan (Metemar Mermer), Handan Örs (Estaş Mermer), Hilmi Konyalıoğlu (Kontaş Makina), Adnan Kacar (Hidrobarsan Makina), Nasuh Ekinci (Burdur Doğaltaş Derneği), Önder Öztunalı (Dünyataş Mermer), İbrahim Solmaz (Romer Maden).

Sadece vakfın değil sektörün sorunlarına çözüm olacağız”

Türk Mermer Maden Vakfı'nın Yönetim Kurulu Başkanlığı'na seçilen Ersoy Erol seçimlerden sonra açıklamalarda bulundu. Vakfın sadece üyeler arasında dayanışma ve birlik beraberliği sağlamakla yetinmeyip tüm sektörün sorunlarını çözmeyi amaçladığını belirten Erol, sektörün bir çok sorunla boğuştuğunu söyledi. İhracatçıların işinin gittikçe zorlaştığını kaydeden Erol, “Etrafımızda ve komşularımızda iç savaş halen sürmekte, Ortadoğu'da petrol krizi uzun zamandan beri devam etmekte, projeler durma noktasındadır. Fuarlar çoğaldğ ancak verim düştü. Devletin mermer ocakları ile ilgili yaptırımları ağırlaştı” dedi.

Kantar çıkmazı

Sözlerine devam eden Ersoy Erol, “Bütün bunların dışında ülkemiz şu günlerde çok zor bir dönemden geçmektedir. Bütün bu olumsulukların yaşandığı konjonktürde, mermerciler sorunlarını tek başına çözemez duruma gelmiştir. Temmuz başından beri yeni bir uygulama ile limana giren konteynerlerden limanda kantar tartısı istenmektedir. Zaten dolum noktasında tartılan konteynerler neden limanda ikinci kez tartılmaktadır? Ayrıca her liman ve işletici ayrı fiyat uygulamaktadır. İzmir Aliağa limanı 40 dolar isterken, Gemlik limanı 25 dolar istemektedir. Antalya ve Mersin limanları da farklı bir fiyat uygulamaktadır. İşte bu sorunları çözmek ve makul tek fiyata indirmek, vakfın ve birliklerin bir görevidir. İhracatçının bu limanlarla ayrı ayrı fiyat pazarlığına giremeyeceği aşikardır” dedi.

Hakkımızı arayacağız”

Çevrecilik adıyla mermerciye zorluk çıkartıldığını söyleyen Erol, “Mermerci, çevrecilerin hışmına uğramaktan iş yapamamaktadır. Yok ağaç kestin, yok arazide zeytin fidesi var, yok ocağın göçmen kuşların yolu üzerinde gibi tezlerle mermerciyi bunaltmaktadır. İşte bu gibi bireysel sorunlarla ilgilenip, 150 avukatlı İstanbul, Ankara ve İzmir'de büroları olan hukuk büromuz vakıf adına bu mağduriyetlerin takipçisi olacaktır. Çevreci geçinip mermerciye kan kusturan bu kişi ve oluşumlarla hukuk önünde ve medya önünde vakıf olarak haklarımızı arayacağız” dedi. Erol, sadece üyelerinin değil tüm sektörün sorunlarının takipçisi olacağını ifade eti.

İLGİLİ MAKALELER

ARAMA SONUÇLARI