19 Ekim 2017 Perşembe

Mermerin Evliya Çelebi'si: Remzi SİNDEL

Mermerin Evliya Çelebi'si: Remzi SİNDEL

O bir mermer emekçisi... Bugüne kadar 10'dan fazla kuruluşta idari görevlerde bulundu. Sektörün iki önemli duayen isminin yanında deyim yerindeyse eğitim gördü. Meslek yıllarının yarıdan fazlasını evinden uzakta geçirdi. Halen Karamehmet Mermer'de Üretim Müdürü olarak görev yapıyor...
Röportaj/Interviev: Ersin Bozkurt
Mermer sektöründe 44. yılını kutluyor Remzi Sindel. Dile kolay tam 44 yıl geçmiş aradan. Remzi Sindel sektörde hep emekçi olarak görev yaptı. Kimi yerde Üretim Müdürü, Kiminde Ocak Sorumlusu, kiminde İhracat departmanı, kiminde eksperlik, kiminde Satış Sorumlusu. 10 parmağında 10 marifet, ya da Anadolu'nun deyimiyle kolunda bir sürü bilezik!
Remzi Sindel'i bu sektörde bu kadar süre tutan şey ise kuşkusuz onun bu sektörde en önemli duayenler arasında yer alan Muharrem Kireşçi ve tabii ki Moiz Benhabib'in yanında yetişmesi.
E insanın ustaları böyle olursa onların diktiği elbise de herhalde bu özellikleri taşır!
Keyifle okumanız dileğiyle...

-Mermer sektörüne ilk adımınız kaç yılında oldu, sizi mermer sektörüyle buluşturan sebep neydi?
-Mermer sektörüne ilk adım atmam 1972 senesi sonlarına doğru Ekim ayında oldu. Sektörle buluşmam aynı yıllarda Muharrem Kireşçi gurubuna dâhil Madencilik A.Ş. de üst düzey yönetici olan ve rahmetli Muharrem beyin, abim dediği babamı iş yerinde ziyareti ile gerçekleşti.

-Meslek kariyerinizde ilk önemli adım olan Muharrem Kireççi ve Moiz Benhabib ile nasıl tanıştınız?
-Muharrem Kireşçi'nin Ankara da kurduğu şirketin kuruluşunda, babamın da çok katkısı olduğundan devamlı bir birliktelik vardı. Kurulan şirketin büyümesi ile Ankara’dan İstanbul’a taşınan şirketin nakliyat-ağır vinç-kömür-inşaat faaliyetleri arasına Moiz Benhabib'in de dahil olması ile madencilik şirketi faaliyetleri ve mermer de ilave oldu. Yaz sezonlarında birlikte çıkılan sektör gezilerin de bu sektörün tartışmasız en önemli duayenlerinden birisi olan ilk hocam rahmetli Moiz Benhabib ile de bu sayede tanışmış oldum.

-Muharrem Kireççi ile çalışmanız kaç yıl sürdü. Mesleki birikiminiz de bu birliktelik size neler kattı?
-Bir takım konularda yetiştirilme süresiyle birlikte toplamda 17 yıl kesintisiz Muharrem beyin yanında kaldım. Bu zaman içerisinde hep Muharrem ve Moiz Bey'lerin katkılarıyla ocaklarda, fabrikalarda ve gerek blok gerekse de işlenmiş mermer alımında büyük tecrübeler edindim. İtalya da mesleki eğitim adına Carrara Mermer ocaklarında ve fabrikalarda Moiz beyin organize ettiği kurslarda tecrübe edindim. Sektörel gelişmelerde ilkleri hep İtalya da ocaklarda ve fabrikalarda gördüm desem yeridir.

-Muharrem Kireççi ile ilgili ilginç bir anınızı bizlerle paylaşır mısınız?
-17 yıllık bir süreçte anı ve hatıra çok ama nedense bunlar içinde KİREÇCİ 1 gemisinin alınması olayını hiç unutamıyorum. Muharrem Kireşçi ile çalışmaya başladıktan sonra Jak Kaya'nın da içinde olduğu İZMER Firmasını aldık. İzmer in faaliyet alanı içerisinde eski İzmir Kemalpaşa yolu üzerinde blok Stok sahası ve depo olabilecek bir alanı oluşturuyoruz. Tabii bu arada çeşitli bölgelerde ocak çalışmaları başlatıldı ve satın alınan bloklar depoya gelmeye başladıktan bir süre sonra o dönemlerde en önemli ihracat pazarı olan İtalya ya yapılacak yükleme için İzmir é gelindiğinde yükleme yapacak olan geminin kaptanı “Ben blok mermer yüklemem!..” diyerek gemiyi limandan çıkarıp Kordon açıklarına demir attı. Bunun üzerine Kordon a gelen rahmetli Muharrem Bey'in denize ve gemiye doğru o kalabalığın içinde bağıra bağıra “bende bir gemi almazsam bana da Muharrem demesinler” diye bağırmasını ve hemen İstanbul a dönüp haftasında 2500 tonluk o yılda bir yaşında olan KİREÇCİ 1 gemisini alıp İzmir’e yollamasını asla unutamam.

-Mermer sektöründe hangi firmalarda hangi görevlerde bulundunuz?
Mermer sektörüne adım attığım firma olan Muharrem Kireşçi'den sonra sırasıyla STFA Holding tarafından Bandırma'da kurulan Temel Taş Mermer ve Granit işleme tesisinde Fabrika Müdürlüğü, Kombassan Holding'e ait Muğla'da bulunan Makas Mermer Fabrika müdürlüğü, Çorum'da bulunan Saymer Mermer'de Ocak ve Fabrikadan Sorumlu Müdür, Hükmü Peker (HP Marble)'da Ocaklardan Sorumlu Müdür, Necmi Özçelik (Özçelik Mermer)'de Fabrika Müdürlüğü, Cer Mermer'de Ocak ve Fabrikadan Sorumlu Müdür, Uğur Makina'da Bir İtalyan markası olan Technema lisansı ile Üretim, Satış ve Pazarlama Müdürü, Bayburt Group tarafından kurulan Marbay Mermer'de Ocaklardan ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür, Başar Mermer'de Ocaklardan ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür, Çekiçler Mermer'de Burdur ve Bursa ocak şantiyelerinin kurulması, üretim ve satış müdürlüğü, Ay Kardeşler Üretim Müdürlüğü görevlerinde bulundum. Halen Karamehmet Mermer'de Üretim Müdürü olarak görevimi sürdürmekteyim.

-Kombassan Holding'in Muğla yatırımını organize eden ve kuruluşuna büyük katkı koyan kişilerden birisiniz. Kombassan Holding hakkında bir çok söylentinin olduğu dönemde teklifi kabul etmek sizin mesleğinizin geleceğini ne şekilde etkiledi?
Kombassan Holdingle tanışmam çok sevdiğim dostum, kardeşim diyebileceğim Halil İbrahim Arslan vasıtası ile oldu. Temeltaş Madencilik Yönetiminde olan değişiklik nedeni ve yeni gelen yönetimin de sektörü bilmeyişinden dolayı bu gurupla çalışmanın zor olacağına inandığım bir zamanda İbrahimin beni Bandırma’ya ziyarete gelişi sırasında yaptığımız sohbet sonrası meydana çıktı. Kombassan İstanbul merkezde Holding genel koordinatörü ile yaptığım görüşme sonunda koordinatörün yanımda Haşim BAYRAM la yaptığı telefon konuşmasından sonra bana “ Konya da Haşim bey sizi bekliyor” fabrikayı size ne zaman teslim edelim demesiyle işe başladım. Konya’da Haşim beyle yapılan konuşmadan sonra 1995 başı ile iş başı yapmam konusunda anlaştım. Zor şartlardı ama zevkliydi hakikaten o dönem çalışan arkadaşlarla çok iyi işler yaptık ve makine parkurunu da bayağı büyüttük. Yeni makinalar ve hatlar kurduk Kombassan sistemi içinde merkezle bağımsız çalışmanın sektörde “nasıl istiyorsan öyle çalış, kazan yatırım yap” anlayışının olduğu yerdi. Meslek hayatımda geleceğime yön veren Muharrem Kireşçi – STFA / Temeltaş Madencilikten sonra yukarıya çıkışımın üçüncü büyük ve önemli basamağı olmuştur Kombassan .

-Mesleğiniz gereği bir çok zaman eviniz, ailenizden uzak kalıyorsunuz. Aileniz bu durumu nasıl karşılıyor?
Eşimle tanışmam İstanbul'da oldu ve İstanbul'da da evlendik. Evlendikten kısa bir süre sonra Bandırmaya taşındık. 4 seneye yakın Muğla da kaldım. Sonra Çorum'da bulunan Saymer 'den bir teklif alınca evimi Ankara ya taşıdım. Hali hazır da Ankara’dayım 44 senelik sektör hayatımda 15 yıl gibi bir zaman işimle evim aynı bölgede olmuştur ondan sonrası hep evden uzak. İnsan nelere alışmıyor ki, meslek uğruna ailem ile bu ayrılıklara katlandık. Bundan dolayı eşim ve kızlarıma sabırlarından dolayı teşekkür ediyorum.

-Çalışma hayatınızda pişman olduğunuz anlar oldu mu? Sizi en çok etkileyen pişmanlığınızı anlatır mısınız?
Çalışma hayatımda benim için en büyük pişmanlık çocukluk idealim olan Havacılık konusunda bir fırsatı annemin baskısı ile gerçekleştirememiş olmamdır. 1985 yılında Kanada'da yaşayan Abim benim hayallerimi gerçekleştirebileceğim bir fırsat yarattı. Kanada'nın en güzel sivil havacılık okuluna benim kaydımı yaptırmıştı. 1 yıl lisan, 4 yıl da havacılık okuyacak sonra da Türkiye ye gelecektim. Ama rahmetle andığım annem; “Burada güzel bir meslek edindin , ne işi var oralarda” diye babama baskı yapmış ben de gidememiştim. Herhalde babamın en büyük pişmanlığı annemi dinlemek olmuştur diye zaman zaman düşünürüm.

-Sektörel sivil toplum örgütleri ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Sektörel sivil örgütlerimiz le ilgili düşünceler konusunda maalesef hiç de iyimser değilim. Neredeler ki? Sahnede varlar mı yoklar mı belli değil. Olanlarında adları var kendileri yok. Halbu ki işin başında da çok sevdiğimiz sektöre büyük katkıları olan İnsanlar var bazıları yaşıtımız bazıları büyüğümüz ama elle tutulur gözle görülür bir katkı yok meydan da. Kısır bir döngü gibi mesala olanlar arasında da lüzumsuz gereksiz bir çekişme ve birbirlerine çelme takma gibi ayak oyunları var. Tümmer'in başında ki Raif Abiyi iyi tanırım kıymetli insan, büyük yatırımcı ama uzaktan seyrettiğim ve takip edebildiğimce rahat değil çünkü düşündüklerini veya olması gerekenleri bence hala yapamadı. Diğer taraftan İMİB'in başında çok sevdiğim dostum arkadaşım Ali Kahyaoğlu var. 30 seneyi geçkin bir zamandır onu tanırım sık sık yüz yüze gelemesekte onu da her daim takip ederim idealistliği yüzünden neler kaybettiğini de nereden gelip nereye gittiğini de çok iyi bilirim ama bizim insanımızın kısır ve çekememezlik düşünce tarzı ve çekişmeleri yüzünden ne TÜMMER’in ne de İMİB’in ve de Ege nin sektöre katkısının layıkıyla olmadığını da biliyorum. En azından bende öyle intibaları var.

Netice de birlik beraberlik içinde olmanın zamanı geldide geçti bile. Hala bölgesel çekişmeler devam ediyor her bölge kendi fuarını yapmaya çalışıyor. Öte yandan İhracatçı Birliklerinin birbiriyle yarışmasına da anlam veremiyorum. İhracatçı birliklerinin amacı tek olmalı: Türk mermerciliğinin gelişmesi ve dünyada markalaşması. Birliklerin bu konuda el ele vereceği günleri bekliyoruz. Sektörün önemli duayenleri bir araya gelip en azından düşünce olarak sektörü bir araya toplamalıdır. Bugün kü anlayış sektöre fayda değil zarar getiriyor.

Bu arada bence Taş Dünyası olarak sen ve seninle birlikte çalışan, dergiye emek harcıyan katkı sağlayan sizleri de sektörün önemli ve ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediyorum. Sektöre büyük katkılarınız oldu ve olmaya da devam ediyor. Kişisel olarak senin sosyal medya hesaplarından Türk mermerlerini tanıtmaya çalıştığını ve Türk mermerciliğinin dünya da lobileşmesi ve tanınması için büyük çaba harcıyorsunuz. Bazen hiç bir Türk mermercisinin gitmediği fuarlara dahi katıldığınızı biliyoruz. Bunun karşılığı olarak da Türk doğal taş sektörünün yurt dışındaki yüzü olarak kabul ediyorum sizi.

-Yılların tecrübesi ışığı altında yeni nesil mermercilere önerileriniz neler olabilir?
Mermer sektörüne yeni yatırım yapan firmaları, yeni arkadaşları takip etmeye çalışıyorum. Sektöre yeni başlayan da sektörde önceden bulunanlar da zaten bazı şeylerin farkındalar dünya pazarında ki rekabet ve yurt içindeki rekabetin şartları çok zorladığı zamanlardayız ve zorlanmada devam edecek. İşleri zor ama bundan sonra alternatifi olan taşa yatırım yapmama zamanı geliyor. Yani aynı taşın benzeri yerine farklı bir mermerin ocağını açarak piyasaya sürmek daha cazip olacak diye düşünüyorum.

1 Kelime 1 Cevap
Mermer:
Ekmek kapısı
Ekonomi: İstikrarlı olmalı
Cumhurbaşkanı: Tarafsız olunması gereken makam
A.B.: Gereksiz
A.B.D.: Dünyanın hakimi
Çin: Ekonominin büyük gücü
İtalya: Gerileme sürecinde
Dernek: Lüzumsuz
Birlik: en çok İhtiyaç duyduğumuz şey!
Fuar: Tanıtım
İhracat: Para
Dolar: Kağıtların efendisi
Borsa: Üç kağıt
İMF: Kan emici
Aşk: Güzel duygu
Atatürk: Muhteşemlik
Futbol: Eğlence
Terör: Lanet olsun
Survivor: İnsan uyutma maşası
Acun Ilıcalı: İşini bilen kişi
Taş Dünyası: Süper, sektörde her daim olması gereken
Abdullah Bozkurt: Ah be Ersin, üzdün beni
Remzi Sindel: Yaşı olgun, gönlü genç, çalışkan

Kelimenin izi:
Birlik:
En çok iytiyaç duyduğumuz şey!

Anket Soruları:
-Hangi spor dalını seviyorsunuz?
Ralli sporu ile uğraştığım için ralli.
-Hangi takımın taraftarısınız?
Beşiktaş.
-Beğendiğiniz sporcular kimler?
İsim bilmem.
-Burcunuz?
Balık.
-Son okuduğunuz kitap?
Kovulduk ey halkım unutma bizi.
-Severek okuduğunuz yazar?
Emin çölaşan, Yılmaz Özdil, Bekir Coşkun.
-İzlediğiniz son film?
Büyük ülke.
-Beğendiğiniz sanatçılar?
Barış manço.
-Size verilen en son hediye kim tarafından verildi?
Büyük kızım tarafından verildi.
-En son kime ne hediye verdiniz?
Eşime.
-Hangi parfümü kullanıyorsunuz?
Hugo Boss
-Arabanızın markası?
Hyundai
-Hobileriniz?
-TV'de Belgesel ve film seyretmek, araba kullanmak.

Remzi üzerine
Anlamı:

Remizle ilgili, remze ait, sembolik, simgesel

Özellikleri:
Cinsiyeti:

Erkek

Kökeni:
Arapça

Analiz sonucu:
İsmi analiz ettiğimizde tespit ettiğimiz bilgiler; Gizemli, Zihin gücü ve kültür zenginliği olan , Gezmeyi seven , İçgüdülerine güvenen , Yıkılmayan, yılmayan bir yapıdadırlar.

İstatistikleri:
Remzi İsmine Ait Olan Cinsiyet Rengi:
Mavi

Türkiye'de ki kullanım sırası: 342. İsim
Resmi Bilgilere Göre Her 1,472 kişiden biri bu ismi kullanmaktadır.

Remzi isminin Türkiye'deki yaygınlık oranı: 0.68

Remzi isminin Türkiye'de ki son nüfus sayımı bilgilerine göre kişi sayısı: 52,938

Not: Remzi ismine sahip olanların sayısı her yıl yaklaşık olarak 808 kişi artmaktadır.

İLGİLİ MAKALELER

ARAMA SONUÇLARI